Olasılıksız Görünenin Etkisi – Nassim Nicholas Taleb II

Siyah Kuğu temelde olması olası olan ancak olasılıksız gözüken olaylardan ve insanoğlunun hakikati görmesine engel olan manipülatif etkenlerden bahsediyor.

Nassim Nicholas Taleb’in Siyah Kuğusunun bir bölümünden Olasılıksız Görünenin Etkisi – Nassim Nicholas Taleb I yazımda bahsetmiştim.

Notlarımın devamını aşağıda paylaşıyorum.

  • İki değişken birbiriyle neden-sonuç ilişkisi içindeyse bir değişkendeki sürekli bir girdinin her zaman diğerinde bir sonuç yaratacağını düşünürüz.
  • Duygusal donanımımız doğrusal nedenselliğe göre tasarlanmıştır.
  • Zihnimizin mantıklı bölümü, yani bizi diğer hayvanlardan ayıran bölümü anında ödül talep eden hayvansal içgüdüleri çiğneyip geçebilir. Demek ki hayvanlardan bir parça daha iyi durumdayız, fakat çok değil.
  • Araştırmalar, bireysel icatların getirisinin, risk sermayesindekiyle kıyaslandığında çok daha düşük olduğunu ortaya koymuştur.
  • Siyah Kuğunun özelliklerinden biri de sonuçlarındaki pozitif ya da negatif bir asimetridir.
  • Günümüz dünyasının ( Taleb bunu aşırılıkların olduğu aşıristan olarak betimliyor) en temel özelliklerinden biri kısa vadede gerçekte olduğundan daha az tehlikeli bir görüntü çizmektir.
  • Bazı stratejiler ve yaşam koşullarında bir dizi peni kazanmak için dolarla kumar oynar ve daima kazanıyormuş gibi görünürsünüz.Başka koşullarda bir dizi peniyi tehlikeye atıp dolarlar kazanırsınız. Başka bir deyişle Siyah Kuğu’nun olacağını ya da hiçbir zaman olmayacağını iddia edersiniz.
  • Eğer nörobiyolojik sisteminiz, doğrulama önyargısının kurbanı olarak kısa vadeye ve görünür olana tepki veriyorsa, yalnızca uzun vadeye odaklanmakla beyninizi kandırarak bunun kısır etkisinden kurtulabilirsiniz.
  • Biyografi kavramı (milyarder ve başarılı kişilerden bahsediyor) belirli özellikler ve ardından gelen olaylar arasındaki ilişkiye keyfi olarak bir nedensellik atfedilmesi üzerine kuruludur. Büyük unvanları ve büyük işleri olan bir grup parlak insan ele alınır ve nitelikleri incelenir.Cesaret,risk alma, iyimserlik vb.  ardından bunların özellikle de risk alma niteliğinin sizi başarıya götüreceği sonucuna varılır. Başarısız insanlar mezarlığı aynen bu özellikleri taşıyan kişilerle doludur. Temelde iki grubu birbirinden ayıran en büyük şey tek bir etkendir: Talih ve kör talih.
  • Dünyamızda var olmuş türlerin yaklaşık %99,5 inin soyu tükenmiştir.Biz dünyayı kirletmeye başlamadan önce de türler var olup tükeniyordu. Tehlike altındaki her tür için ahlaki bir sorumluluk hissetmeye gerek yoktur.
  • Nedenselliği bir kenara bırakıp bir insanın genetik özelliğinin belirli bir tip vücut şekline izin verdiğini varsayın. Bir yüzücü vücudu geliştirmeye doğal eğilimli olarak doğanlar daha iyi yüzücü olacaktır.Yüzmek yerine ağırlık kaldırsalar da yine aynı şekilde görüneceklerdir. Gerçekte steroit de alsanız, duvara da tırmansanız, belirli bir kas tamı tamına aynı şekilde gelişecektir.
  • Sürekli A alan öğrencilerin çoğu, yaşamda bir yere gelemezken onların gerisinde kalanların neden çok para kazandıklarını hiç düşündünüz mü? Belki bir kısmı yalnızca şansla ilintilidir. Fakat genellikle sınıflarda öğretilen türden kısır ve muğlak bilgiler, gerçek yaşamda neler olup bittiğini algılamaya set çekebilir. Biri her zaman kalıpların içinde düşünür diğeri ise kalıp nedir bilmez.
  • Gerçek yaşamda yapabileceğimiz sınırlı matematikleştirme, çan eğrisinden ziyade, ölçeklenebilir şiddetli rastlantısallığı üstlenir. Matematikleştirilebilen, çoğunlukla Gaussçu değil, Mandelbrotçu şeylerdir.
  • Bizler soyut  meseleleri anlamayız, bir bağlama ihtiyaç duyarız. Olan şeylere önem verir, olmuş olabilecekleri göz ardı ederiz.
  • Uzmanların sorunu neyi bilmediklerini bilmemeleridir. Bilgisizlik ve bilginizin niteliği konusunda yanılma bir araya gelir, daha az bilmenize yol açan süreç bilginizle yetinmenize de yol açar.
  • Uzmanlar haklı çıktıkları durumlarda bunu kendi derin anlayışlarına ve uzmanlıklarına bağlar, haksız çıktıklarında ise ya sıra dışı olmasından dolayı durumu suçlar ya da yanıldıklarını farketmeyip hikayeler türetirler.

Not: Paylaşılacak çok şey olduğundan bölüm bölüm yayınlayacağım. Geri kalanı diğer bölümlerde.

2 yorum

  1. Öncelikle elinize sağlık,

    ” Eğer nörobiyolojik sisteminiz, doğrulama önyargısının kurbanı olarak kısa vadeye ve görünür olana tepki veriyorsa, yalnızca uzun vadeye odaklanmakla beyninizi kandırarak bunun kısır etkisinden kurtulabilirsiniz.”

    Amigdala’yı baskılamak için uzun vadeli yatırım yapmak daha yararlı galiba,

    Teknik analiz için kaynak tavsiyeniz olurmuydu?

    Saygılar.

    Beğen

    1. Merhaba Enes Bey,

      Tersinir bir durum söz konusu bence. Amigdala’yı baskılamak için uzun vadeli yatırım yapmak, istikrarlı ve sağlıklı uzun vadeli yatırım için amigdala’yı baskılamak.

      Teknik analiz tekniklerinden ziyade doğru bir teknik analiz temeli oluşturmak ve olayın felsefesini anlamak adına Trend Takipçisini önerebilirim.

      Saygılar.

      Beğen

Bir Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: